GİRİŞ
21. yüzyılın en önemli jeopolitik gelişmelerinden biri, Çin'in küresel ekonomi ve siyasetteki artan rolüdür. Çin, özellikle 2013 yılında başlattığı "Tek Kuşak Tek Yol" (One Belt One Road - OBOR) projesiyle dünya düzeninde yapısal bir değişimin mimarı olmaya çalışmaktadır. Bu devasa proje, Asya, Avrupa ve Afrika'yı birbirine bağlayan ticaret ve altyapı ağları oluşturmayı hedeflemektedir.
Bu makale, Çin'in Tek Kuşak Tek Yol projesini, Immanuel Wallerstein'ın Dünya Sistemi Teorisi çerçevesinde analiz etmeyi amaçlamaktadır. Wallerstein'ın merkez-çevre-yarı çevre kavramları ve kapitalist dünya ekonomisinin işleyişine dair görüşleri, Çin'in bu projeyle ne yapmaya çalıştığını anlamak için önemli bir teorik çerçeve sunmaktadır.
Araştırma, şu temel soruyu ele almaktadır: Tek Kuşak Tek Yol projesi, Wallerstein'ın teorisi bağlamında Çin'in dünya sistemindeki konumunu nasıl değiştirmeye çalışmaktadır ve bu proje, mevcut merkez-çevre ilişkilerini nasıl etkilemektedir?
IMMANUEL WALLERSTEIN VE DÜNYA SİSTEMİ TEORİSİ
Wallerstein'ın Hayatı ve Akademik Kariyeri
Immanuel Maurice Wallerstein (1930-2019), Amerikalı sosyolog ve tarihçidir. New York'ta doğan Wallerstein, Columbia Üniversitesi'nde doktorasını tamamlamış ve akademik kariyerinin büyük bölümünü dünya sistemlerinin analizi üzerine yoğunlaştırmıştır. 1974 yılında yayımlanan "The Modern World-System" adlı eseri, sosyal bilimlerde paradigma değişikliği yaratan çalışmalardan biri olmuştur.
Wallerstein, Fernand Braudel Merkezi'nin kurucusu ve uzun yıllar direktörü olarak görev yapmıştır. Kapitalizmin tarihsel gelişimini ve küresel ekonominin yapısını inceleyen çalışmaları, bağımlılık teorisi ve neo-Marksist düşünceyle yakından ilişkilidir. 2019 yılında hayatını kaybeden Wallerstein, uluslararası ilişkiler ve sosyoloji alanında derin izler bırakmıştır.
Dünya Sistemi Teorisinin Temel Kavramları
Wallerstein'ın Dünya Sistemi Teorisi, kapitalist dünya ekonomisinin 16. yüzyıldan itibaren nasıl şekillendiğini açıklamaya çalışır. Bu teorinin temel kavramları şunlardır:
Merkez (Core)
Merkez ülkeler, dünya ekonomisinde en gelişmiş üretim teknolojilerine ve güçlü devlet yapılarına sahip olan ülkelerdir. Bu ülkeler, yüksek katma değerli ürünler üretir ve küresel ticaretin kurallarını belirlerler. Tarihi süreçte merkez konumunda olan ülkeler değişmiştir: önce Hollanda, sonra İngiltere ve 20. yüzyılda Amerika Birleşik Devletleri bu konuma gelmiştir.
Merkez ülkelerin özellikleri:
- Güçlü devlet yapıları ve kurumları
- İleri teknoloji ve yüksek katma değerli üretim
- Sermaye birikimi
- Askeri güç
- Kültürel hegemonya
Çevre (Periphery)
Çevre ülkeler, merkez ülkelere hammadde ve ucuz işgücü sağlayan, genellikle zayıf devlet yapılarına sahip ülkelerdir. Bu ülkeler, düşük katma değerli üretim yaparlar ve küresel ticaretin kurallarını belirleme gücünden yoksundurlar. Ekonomik olarak merkez ülkelere bağımlıdırlar.
Çevre ülkelerin özellikleri:
- Zayıf devlet yapıları
- Hammadde ihracatına dayalı ekonomi
- Teknolojik bağımlılık
- Düşük ücretli işgücü
- Sermaye transferi (merkeze doğru)
Yarı Çevre (Semi-Periphery)
Yarı çevre ülkeler, merkez ve çevre arasında köprü görevi gören ülkelerdir. Bu ülkeler, hem merkez hem de çevre ülke özellikleri taşırlar. Bazı sektörlerde gelişmiş üretim yaparken, bazı alanlarda hâlâ çevre ülke konumundadırlar. Türkiye, Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika gibi ülkeler bu kategoriye örnek verilebilir.
Yarı çevre ülkelerin önemi:
- Dünya sisteminin istikrarı için gereklidirler
- Merkeze yükselme potansiyeline sahiptirler
- Çevreye karşı sömürücü, merkeze karşı sömürülen konumdadırlar
- Dünya sistemindeki sınıf çatışmalarını yumuşatırlar
Kapitalist Dünya Ekonomisi
Wallerstein, modern dünya sisteminin 16. yüzyılda ortaya çıkan kapitalist dünya ekonomisi olduğunu savunur. Bu sistem, tek bir siyasi otoriteye sahip olmayan ancak ekonomik olarak bütünleşmiş bir yapıdır. Merkez ülkeler, artı değerin kendilerine aktarılması için dünya ticaret sistemini şekillendirirler.
Kapitalist dünya ekonomisinin temel özellikleri:
- Eşitsiz değişim: Çevre ülkelerden merkeze değer transferi
- Uzmanlaşmış işbölümü: Her bölge farklı üretim süreçlerinde uzmanlaşır
- Sermaye birikimi: Merkez ülkelerde sermaye birikir
- Hegemonik döngüler: Hegemon güçler zamanla değişir
ÇİN'İN TEK KUŞAK TEK YOL PROJESİ
Projenin Ortaya Çıkışı ve Hedefleri
Tek Kuşak Tek Yol projesi (Belt and Road Initiative - BRI), 2013 yılında Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından açıklanmıştır. Proje, iki ana bileşenden oluşmaktadır:
- İpek Yolu Ekonomik Kuşağı (Silk Road Economic Belt): Çin'den Orta Asya üzerinden Avrupa'ya uzanan kara yolu
- 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu (21st Century Maritime Silk Road): Çin'den Güneydoğu Asya, Güney Asya, Afrika ve Avrupa'ya uzanan deniz yolu
Projenin Kapsamı
Tek Kuşak Tek Yol projesi, şimdiye kadar başlatılan en büyük altyapı ve ekonomik gelişme projesidir. Proje kapsamında:
- Demiryolu, karayolu ve liman inşaatları
- Enerji boru hatları
- Telekomünikasyon altyapısı
- Ekonomik işbirliği anlaşmaları
- Kültürel ve akademik değişim programları
Proje, 150'den fazla ülkeyi ve uluslararası kuruluşu kapsamakta, dünya nüfusunun %65'ini ve küresel GSYİH'nin %40'ını etkilemektedir. Çin, projeye 2027 yılına kadar 1 trilyon dolardan fazla yatırım yapmayı planlamaktadır.
Çin'in Stratejik Motivasyonları
Çin'in Tek Kuşak Tek Yol projesini başlatmasının birden fazla stratejik nedeni bulunmaktadır:
Ekonomik Nedenler
- Aşırı Kapasite Sorunu: Çin, özellikle çelik ve çimento sektörlerinde aşırı üretime sahiptir ve bu ürünlere yeni pazarlar bulmak istemektedir.
- Enerji Güvenliği: Çin, artan enerji ihtiyacını karşılamak için alternatif enerji yolları oluşturmak istemektedir.
- Pazar Çeşitlendirmesi: Batı pazarlarına olan bağımlılığını azaltmak ve yeni ihracat pazarları yaratmak istemektedir.
Jeopolitik Nedenler
- Bölgesel Liderlik: Asya-Pasifik bölgesinde hegemon güç olmak istemektedir.
- ABD Çevrelemesine Karşı: Amerika'nın "Asya'ya Yönelme" stratejisine karşı cevap niteliğindedir.
- Küresel Etki: Dünya siyasetinde daha fazla söz sahibi olmak istemektedir.
Sembolik Nedenler
- Tarihi İpek Yolu: Çin'in tarihsel "altın çağına" gönderme yaparak ulusal gururu güçlendirmek istemektedir.
- Çin Modeli: Çin'in kalkınma modelini dünyaya yaymak istemektedir.
WALLERSTEIN'IN TEORİSİ BAĞLAMINDA ANALİZ
Çin'in Konumu: Yarı Çevreden Merkeze Geçiş Mi?
Wallerstein'ın teorisine göre Çin, uzun süre yarı çevre konumunda yer almıştır. Ancak son 40 yıldaki ekonomik büyümesi ve teknolojik gelişimi, Çin'i merkez konumuna taşıma potansiyeline sahiptir. Tek Kuşak Tek Yol projesi, bu geçişi hızlandırmak için stratejik bir araç olarak görülebilir.
Çin'in Merkez Ülke Özellikleri Kazanması
- Teknolojik Gelişim: Çin, artık düşük teknolojili üretimden yüksek teknolojili üretime geçiş yapıyor. 5G, yapay zeka, elektrikli araçlar gibi alanlarda dünya lideri konumuna geliyor.
- Sermaye İhracı: Çin, artık sermaye ithal eden değil, ihraç eden bir ülke konumunda. Tek Kuşak Tek Yol projesi, bu sermaye ihracının ana aracı.
- Finansal Araçlar: Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) gibi kurumlarla, Dünya Bankası ve IMF'ye alternatif finansal yapılar oluşturuyor.
- Askeri Güç: Askeri harcamalarını artırıyor ve özellikle Hint-Pasifik bölgesinde askeri varlığını güçlendiriyor.
Yeni Merkez-Çevre İlişkileri
Tek Kuşak Tek Yol projesi, yeni bir merkez-çevre ilişkisi yaratma potansiyeline sahiptir. Çin, proje kapsamında özellikle Orta Asya, Afrika ve bazı Doğu Avrupa ülkeleriyle ekonomik ilişkilerini güçlendiriyor. Bu ülkeler, Çin'e hammadde sağlarken, Çin'in inşaat ve altyapı yatırımlarına ev sahipliği yapıyor.
Borç Tuzağı Eleştirisi
Eleştirmenler, Çin'in Tek Kuşak Tek Yol projesi kapsamında verdiği kredilerin, bazı ülkeleri "borç tuzağına" düşürdüğünü iddia ediyor. Sri Lanka'nın Hambantota Limanı örneği, en çok tartışılan vakadır. Sri Lanka, borcunu ödeyemeyince limanın 99 yıllığına Çin'e kiralanması zorunda kaldı. Bu durum, Wallerstein'ın merkez-çevre ilişkilerinde bahsettiği "eşitsiz değişim" kavramının çağdaş bir örneği olarak görülebilir.
Hegemonik Rekabet: Çin-ABD
Wallerstein'ın teorisinde, dünya sistemi dönemsel olarak hegemon güçlerin yükselişi ve düşüşüyle karakterize edilir. 20. yüzyılın ikinci yarısında ABD hegemon güç olmuştur. Ancak 21. yüzyılda Çin'in yükselişi, hegemonik bir rekabetin başladığına işaret etmektedir.
Tek Kuşak Tek Yol projesi, bu hegemonik rekabetin önemli bir aracıdır. Çin, projeyle:
- ABD'nin kontrolündeki küresel finans kurumlarına alternatifler yaratıyor
- Dolar hegemonyasına meydan okuyor (yuan'ın uluslararasılaşması)
- Yeni bir küresel yönetişim modeli öneriyyor
- Kendi teknoloji standartlarını yayıyor
Yarı Çevre Ülkeler İçin Fırsatlar ve Tehditler
Türkiye gibi yarı çevre ülkeler için Tek Kuşak Tek Yol projesi, hem fırsat hem de tehdit unsurları taşımaktadır:
Fırsatlar
- Altyapı yatırımları için finansman imkanı
- Çin pazarına erişim
- Dış politikada çeşitlendirme
- Teknoloji transferi
Tehditler
- Ekonomik bağımlılık riski
- Borçlanma ve borç krizi tehlikesi
- Yerel sanayilerin rekabet edememe riski
- ABD ile ilişkilerde gerilim
SONUÇ
Wallerstein'ın Dünya Sistemi Teorisi, Çin'in Tek Kuşak Tek Yol projesini anlamak için güçlü bir analitik çerçeve sunmaktadır. Çin, bu projeyle yarı çevre konumundan merkez konumuna geçmeye çalışmakta ve mevcut dünya sisteminin kurallarını kendi lehine değiştirmeye çalışmaktadır.
Tek Kuşak Tek Yol projesi, sadece ekonomik bir girişim değil, aynı zamanda jeopolitik ve jeoekonomik bir stratejidir. Çin, bu projeyle yeni bir merkez-çevre ilişkisi yaratmakta ve ABD hegemonyasına meydan okumaktadır. Ancak projenin başarısı, birçok faktöre bağlıdır: Çin'in ekonomik büyümesinin sürdürülebilirliği, proje ülkelerinin borçlarını ödeyebilme kapasitesi, ABD'nin tepkisi ve küresel ekonomik konjonktür gibi.
Wallerstein'ın teorisine göre, hegemonik güç değişimleri uzun ve çatışmalı süreçlerdir. Çin'in merkez konumuna tamamen geçmesi ve hegemon güç olması, eğer gerçekleşirse, on yıllar sürecek bir süreçtir. Tek Kuşak Tek Yol projesi, bu sürecin önemli bir adımı olarak tarihte yerini alacaktır.
Sonuç olarak, Wallerstein'ın Dünya Sistemi Teorisi, hem Çin'in stratejisini hem de bu stratejinin potansiyel sonuçlarını anlamamız için önemli kavramsal araçlar sağlamaktadır. Merkez-çevre-yarı çevre dinamikleri, eşitsiz değişim ve hegemonik döngüler gibi kavramlar, 21. yüzyılın jeopolitik dönüşümlerini analiz etmek için hâlâ geçerliliğini korumaktadır.
KAYNAKÇA
Wallerstein, I. (1974). The Modern World-System I: Capitalist Agriculture and the Origins of the European World-Economy in the Sixteenth Century. New York: Academic Press.
Wallerstein, I. (1980). The Modern World-System II: Mercantilism and the Consolidation of the European World-Economy, 1600–1750. New York: Academic Press.
Wallerstein, I. (2004). World-Systems Analysis: An Introduction. Durham: Duke University Press.
Ferdinand, P. (2016). "Westward ho—the China dream and 'one belt, one road': Chinese foreign policy under Xi Jinping." International Affairs, 92(4), 941-957.
Huang, Y. (2016). "Understanding China's Belt & Road Initiative: Motivation, framework and assessment." China Economic Review, 40, 314-321.
Jones, L., & Zeng, J. (2019). "Understanding China's 'Belt and Road Initiative': Beyond 'Grand Strategy' to a State Transformation Analysis." Third World Quarterly, 40(8), 1415-1439.
Kaczmarski, M. (2017). "Two ways of influence-building: The Eurasian Economic Union and the One Belt, One Road initiative." Europe-Asia Studies, 69(7), 1027-1046.
Miller, T. (2017). China's Asian Dream: Empire Building Along the New Silk Road. London: Zed Books.